Uyarı
  • JUser: :_load: Unable to load user with ID: 982

İNSAN ALLAH’IN EMEĞİDİR

İnsanın ömür yaşına, bedenine, kilosuna bakıp da “ne kadar aciz ve sıradan bir varlık” diyenler, insana Allah’ın gösterdiği yerden bakamayanlardır. Dahası insanın bu koskoca evrende var oluş nedeni üzerinde hiç düşünmemiş, bir fikir dahi ileri sürmeye tenezzül etmemiş olanlardır.

 

Peki, gerçekten insan “sıradan ve önemsiz” bir varlık mıdır? Tabi ki koskoca bir “HAYIR”

İnsanın önemi ve değeri ömür yaşıyla, kilosuyla, kuvvetiyle vs. değerlenebilecek bir varlık değildir. Böyle bir değerleme doğruyu ıskalama ile sonuçlanacaktır. Bir kere insan üzerinde Allah’ın emeği,  Allah’ın insana olan yatırımı,  Allah’ın yeryüzünde insan için biçtiği rol ve tevdi ettiği görevin doğru anlaşılması, bize insanın “ne kadar önemli” bir varlık olduğunu gösterecektir.

 

O zaman, aklımız şu sorulara cevaplar bulmamız için bizi zorluyor:

 

Allah’ın insan üzerindeki emeği sadece “insanı yaratmış olmasıyla” mı sınırlıdır?

 

Eğer öyle ise Allah İnsana hala neden vermeye devam etmektedir? O zaman “insan üzerinde Alah’ın emeğinin büyüklüğü” ne kadardır?

 

Allah’ın insana olan yatırımı nedir?

 

Yaratılmış olan hiçbir şey başıboş bırakılmamışken, başıboş bırakılan sadece insan mıdır?

Evrenin, galaksilerin, güneş sistemlerinin, yıldızların ve gezegenlerin,  yaratılışında verilen büyük emeğin insanın yeryüzünde var oluşuyla doğrudan bir bağlantısı var mıdır?

 

Tabiî ki Rabbimizin insan üzerindeki emeği sadece “onu yaratmasıyla” sınırlı değildir. Evet insanı yaratması Rabbimizin bir emeğidir. Fakat bundan daha büyük bir emek vardır ki o da insan var olmadan yeryüzü misafirhanesinin ve içindekilerin insan için hazırlanmış olmasıdır. Bakın verilen o muazzam emek için Rabbimiz ne diyor?

 

Göklerin ve yerin yaratılması; elbette insan cinsinin yaratılmasından daha büyük (kapsamlı) bir hadisedir. Lakin insanların çoğu bunu (n anlamını) dahi bilmez.” (Mü’min:40/57)

 

Bitmedi, Allah bu kadar kapsamlı bir emeği kimin için verdiğini de açıkça ifade ediyor:

 

Yine O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendi katından (bir bağış olarak) emrinize âmâde kılmıştır.” (Casiye.45/13)

 

ABD'li Nobel ödüllü ateist fizikçi Steven Weinberg’in şu itirafı “ İnsan yaşamı, ilk üç dakikaya kadar geri giden bir rastlantılar zincirinin az çok saçma bir sonucu olamaz; ancak şöyle ya da böyle DAHA BAŞLANGIÇTAN (evrenin ilk yaratılma süreci ) İŞİN İÇİNE KONULMUŞUZ.(ilk üç dakika s. 166) aslında yukarıdaki ayetleri doğrular.

 

Yine fizikçilerin ortaya attığı Entropi yasası yukarıdaki ayetleri destekler: “ Evrenin başlangıcından bu yana bütün hadiseler insanı netice verecek şekilde planlanmıştır.” 

 

ABD.’li teorik fizikçi John Archibald Wheeler’in şu tesbiti çok daha anlamlıdır: “İnsansız kainat ne ifade eder ki?”

 

 

Evren ve dünyanın yaratılış süreçlerini sondan başa doğru bakarsak, bir projenin varlığını haber verdiğini görürüz. Ayetlerin bize söylemek istediği ilk şey de bu olsa gerektir: “ insan Allah’ın yeryüzündeki projesidir” ve “ Allah insana çok büyük emek vermiştir.” Her projenin olmazsa olmazı “yatırım” dır. Yani o projenin uygulanabilmesi için ortamın, altyapının hazır hale getirilmesidir. İşte dünya evi tüm ihtiyaçları tamamlanmış olarak, insan için bir gelin evi gibi hazırlanmış, dayanmış, döşenmiş ve süslenmiştir. Olmazsa olmazlardan, olmasa da olurlarına varana dek düşünülmüştür. Sadece zorunlu ve gerekli olanlar değil, estetik tezyinat da eksik bırakılmamıştır. İnsan işte böylesine ihtiyaçları tamamlanmış bir dünya evine buyur edilmiştir. Yani insana verilmiş çok büyük bir emek ve insan için yapılmış çok büyük bir yatırım vardır. Evrenimizin ve dünyanın yaratılışındaki emeğin büyüklüğü akıllara durgunluk verecek boyuttadır.

 

Allah’ın insan üzerideki emeğinin (hakkının) ne denli büyük olduğunu gelin şu örnek üzerinden beraberce anlamaya çalışalım:

 

Evrenin ve insanın evi olan dünyanın yaratılma süreci…

 

Malumunuz üzere güneş sistemleri, galaksileri; galaksiler de evreni oluşturur. Güneş dünyaya en yakın yıldızdır. Uzaklığı 150 milyon km. dir. Ve sadece saman yolu galaksimizde en az 200 ila 400 milyar güneş (yıldız) olduğu tahmin ediliyor. Evren, her biri içinde en az 200 ila 400 milyar güneş barındıran ortalama 400 milyar galaksiden oluştuğu kabul ediliyor. “Hadi gidiverelim” diyecek olsaydık, en yakın komşu galaksimizin bize olan 2 milyon ışık yılık yolunu kat etmek zorunda kalacaktık. Yani evren derken çok daha büyük ve muazzam bir yapıdan bahsediyoruz.

 

Evrende her şey “Ol!” (kün) emri ile başlıyor. “ O bir şeyin olmasını irade ettiğinde ona “ol!” der, o da oluş sürecine giriverir.(Yasin:36/82) İlk patlama 13.8 milyar yıl önce gerçekleşiyor. Rabbimizin “ İnkarda ısrar eden o kimseler görmezler mi ki; gökler ve yer başlangıçta bitişikken Biz onları ayırdık…(Enbiya:21/ 30) dediği şey gerçekleşiyor. İlk patlama ile dünyanın yaratılışı arasında geçen süre tahmini 9.2 milyar yıldır. Bu akla durgunluk verecek kadar geçen uzun bir süredir. Bu sürede yaratılış aşamalı olarak gerçekleşmiştir. Bu noktada sözü yaratışın sahibine bırakalım:

 

 “Kuşkusuz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı aşamada (günde) yaratan ve sınırsız güç ve kudret makamına kurulan Allah’tır.(Araf:7/54)

 

Rabbimiz, ayette geçen altı ile aşamalı yaratılış sürecini; gün ile de hem Allah’ın yaratma fiilinin kesintisiz ve sürekli oluşunu, hem de yaratılışı olan aktif ve aktüel müdahalesini kastediyor.

 

“Ol!” emrinin ardından yaratılış süreci ( ki buna insana verilen emek ya da yatırım süreci de diyebiliriz) çok aşamalı olarak devam etti. Evren tek bir atomdan daha küçük noktadan doğdu. Uzayın kendisi kozmik bir yangınla patladı. Evren genişledi ve bu günkü enerji ve maddeyi doğurdu. Evren genişledikçe soğudu. En az 200 milyon yıl karanlık hüküm sürdü. Yerçekimi gaz kütlelerini çekerek ısıttı ve ilk yıldızlar oluştu. Bu yıldızlar galaksileri, galaksilerde büyük galaksileri oluşturdu. Süper nova patlaması sonucu dev yıldızlar öldü ve kara deliğe dönüştü. Patlama sonucu dev yıldızlar bünyelerindeki elementleri evrene fırlattı. İşte bu yıldız tozlarından yeni yıldızlar ve gezegenler oluştu. Kara delikler galaksileri, bu galaksiler de içinde 400 milyarlara kadar varan yıldız sistemi sığdıracak kadar büyüdü. Dev yıldızların evrene fırlattığı elementler yıldız tozlarını oluşturdu. Bu yıldız tozlarından yeni yıldızlar ve gezegenler oluştu. Güneşimiz ve dünya işte bu yıldız veya yıldız sistemi artıklarından doğdu. Galaksimiz “Ol!” emrinden 2.8 milyar yıl sonra, yani günümüzden 11 milyar yıl önce oluştu. Güneşin bu günkü ısı ve parlaklığa ulaşabilmesi için tam altı milyar yıl geçti.

 

Dünyamız için öyle bir yer seçildi ki, bu yer samanyolu galaksisinde yaşama elverişli en uygun yerdi. Bu günkü yaşı 4.6 milyar yıl olan dünyamız ilk oluştuğunda 1200 derece sıcaklığa sahip bir ateş topundan ibaretti. İlk 1 milyar yıl çok hırpalandı. Ve yavaş yavaş soğumaya başladı. Göktaşları evimizi 20 milyon yıldan fazla bombaladı. 200 milyon yıl sonra su tüm dünyayı kapladı. Volkanik patlamalar sonucu oluşan ve ardından soğuyan lavlar dünyanın ilk adalarını, bu adalar ileride birleşerek kıtaları oluşturdu. Uzun aşamaların ardından atmosfer zehirli gazlarından ancak 2 milyar yılda kurtulabildi. Yeryüzünde hayat ilk patlamadan 10.1 milyar yıl sonra ortaya çıkmaya başladı. Bebek dünya ve üzerindeki değişim her gün devam etti. Hatta dünya iklim dengesini “Ol!” emrinde yaklaşık 13 milyar 200 milyon yıl sonra bulabilmiştir. Önce okyanuslarda tek hücreliler ve bakteriler, ardından bitkiler, sonra karada yosunlu yumrular, daha sonra deniz, kara ve hava canlıları vs… bebek dünyanın gelişi dünya misafirhanesinin insan misafiri için hazırlanışı ortalama 4 milyar 599 milyon yıl sürüyor. Bu tek kelimeyle muhteşem!

 

Evrenin yaşını 24 saat kabul edersek, insan bu hayata 23 saat 59 dakika 59 saniye sonra dahil olmuştur.

 

Rabbimizin insan projesi gerçekleşsin için verdiği 13 milyar 799 milyon yıllık muhteşem bir emek var. Bunu kim inkar edebilir ki…

Emeğe saygı Allah’a saygıdır.İnsana düşen, kendisi üzerinde sınırsız emeği olan, daha doğrusu hakkı olan Rabbine karşı nankör olmamasıdır.

 

SÖZ SONU: EY İNSAN! ÖYLE BİR HAYAT YAŞA Kİ ALLAH’IN EMEĞİNE DEĞSİN…

18°C

Karamanlı

Breezy

Humidity: 41%

Wind: 40.23 km/h

  • 26 Sep 2018 22°C 9°C
  • 27 Sep 2018 25°C 3°C
Saniye sonra Kapanacaktır