CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN BURDUR'DA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Burdur'da miting verdi.

Önce Burdur Valiliği'ni ziyaret eden Erdoğan burada Vali Hasan Şıldak tarafından karşılandı. Valilik şeref defterini imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vali Şıldak ile bir süre görüştü.

Daha sonra partisince Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen Burdur mitingine katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlara hitap etti.

Konuşmasında yürütülen sulama projelerine değinen Erdoğan, 238 bin dekar zirai arazinin sulamaya açıldığını, yapımı süren tesislerle 32 bin dekar zirai araziyi daha sulamaya açacaklarını bildirdi. Erdoğan, Burdur Gölü için bir proje üzerinde çalıştıklarını da ifade ederek, Burdur Gölü'ne takviye etmek için Büyük Menderes Nehri kaynaklarından su vereceklerini, göldeki su çekilmesini telafi edeceklerini söyledi.

Erdoğan, Burdur merkezine ve Bucak ilçe merkezine içme suyu temin edecek projeleri hazırladıklarını, temelini attıkları Burdur isale hattıyla şehrin acil içme suyu ihtiyacını Gökpınar'daki içme suyu kuyularından karşılayacaklarını ifade etti.

Şehrin uzun vadeli içme suyu ihtiyacını ise daha sonra inşa edecekleri Akçay ve Karakent göletlerinden temin edeceklerini bildiren Erdoğan, "Biz, DSİ vasıtasıyla suyu Burdur'a getirdik. Ama Belediye henüz bunun şehir içi dağıtımını yapacak şebekeyi yenilemediği için vatandaşımız musluğundan akan suyu içemiyor." diye konuştu.

Alandaki kalabalığın "Dik dur eğilme" sloganları üzerine Erdoğan, "Şunu unutmayın, başkanınız Allah'ın huzurunda sadece rükuya eğilir, secdeye eğilir. Bizde kula kulluk yok. Sadece Allah'a kulluk var." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "31 Mart'ta Burdur'un içme suyu, trafik, yol, otopark sorununu çözemeyen bu zihniyeti tasfiye edeceğinize inanıyorum. Seçim öncesi attık tuttuk diyen, güya proje diye hazırladığı işlerin hiçbirini yapmayan mevcut yönetimden inşallah 31 Mart'ta kurtulacaksınız." dedi.

"Milletimizi üzeni biz de üzeriz"

Burdurlu çiftçilere 1,1 milyar lira tarımsal destek verdiklerini açıklayan Erdoğan, şehre Teknopark kurduklarını hatırlattı.

Burdurlu iş insanlarına, toplamda 1,5 milyar lira tutarında yatırım desteği sağladıklarını dile getiren Erdoğan, "Bay Kemal, sen bunları biliyor musun? Laf ola beri gele. Adamın böyle bir derdi yok ki... Akşam yalan, sabah iftira. İşi gücü bu." şeklinde konuştu.

Erdoğan, sağlanan destekle Burdur'da 6 bin 537 yeni istihdam oluşturduklarını, şehirdeki 19 bin iş yerine toplam 181 milyon lira tutarında SGK prim teşviği verdiklerini dile getirerek, "Burdur'da Torosgaz'ın hizmetleriyle ilgili şikayetler alıyorum. Doğal gaz hizmetleriyle ilgili eksikliklerin, aksaklıkların bir an önce çözülmesini temenni ediyorum. Aksi takdirde milletimizi üzeni biz de üzeriz." ifadelerini kullandı.

Patlıcan, patates, soğan fiyatlarında da vatandaşı üzdüklerini belirten Erdoğan, kurdukları tanzim satış çadırlarını genişleteceklerini söyledi.

Seçim sonrası eğer bu mantık devam ederse, bu işi ilgili kuruluşlarla konuşacaklarını bildiren Erdoğan, "81 vilayetin tamamında bu işi uygulamaya koyacağız. Niye? Milletimizi üzene biz tahammül edemeyiz." diye konuştu.

Erdoğan, alandaki kalabalığa, "Burdur, 31 Mart'ta memleketimizi, belediyelerimizi, bu iş gönül işi diyen kadrolara teslim ediyor muyuz? Burdur, 31 Mart'ta şehrimizi geleceğin belediyecilik anlayışıyla buluşturuyor muyuz? Burdur, ülkemizin geleceği için tercihimizi, istikrar ve güvenden yana kullanıyor muyuz? Burdur, Cumhur İttifakı'na sahip çıkıyor muyuz?" diye sordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Kalem olur, selam yazar eli Burdur'un. Hakkı hakikati söyler dili Burdur'un. Bir kutlu sevdaya çıkar yolu Burdur'un. Biz de 17 yıldır, Burdur gibi hep hakkı, hakikati söylemenin peşinde olduk. Biz de 17 yıldır Burdur gibi kutlu bir sevdanın, büyük ve güçlü Türkiye sevdasının yolunda koştuk. Bu uzun mücadele döneminde gün oldu vesayet güçleriyle kavga ettik, gün oldu sokakları kaosa sürüklemeye çalışanları karşımızda bulduk, gün oldu terör örgütlerinin acımasız saldırılarına uğradık, gün oldu emniyet, yargı teşkilatları, gün oldu ordumuz içinde hainlerin darbe girişimlerine maruz kaldık, gün oldu partimize, hükümetimize, ülkemize, ekonomimize bin bir hileyle, desiseyle, iftirayla itibar suikastleri yapıldı. Hamdolsun hepsinin de üstesinden geldik. Allah'ın yardımı ve milletimizin desteğiyle tüm oyunları birer birer bozduk."

"310 bin Suriyeliyi güvenli hale getirdiğimiz bölgelere geri gönderdik"

Şimdi yeni bir mücadelenin içinde olduklarının altını çizen Erdoğan, "Bu defa sınırlarımıza dayandılar. Önce DEAŞ denen proje örgütü üzerimize saldılar. Biz, Fırat Kalkanı Harekatı'yla bu örgütü tepeleyip geçince bir başka örgütü öne sürdüler. PKK'nın Suriye kolu olan YPG/PYD vasıtasıyla sınırlarımız boyunca bizi kuşatmaya kalktılar. Zeytin Dalı Harekatı'yla bu zinciri de kırdık. İdlib Mutabakatı'yla yeni bir mülteci dalgasının önüne geçtik. Şu an itibarıyla bu mültecilerden 310 bin Suriyeliyi güvenli hale getirdiğimiz bölgelere geri gönderdik." dedi.

Erdoğan, asıl çözülmesi gereken meselenin Münbiç ve Fırat'ın doğusu olduğuna işaret ederek, bu bölgelerin terör örgütünden temizlendiğinde milyonlarca Suriyeli'nin güvenle evlerine döneceğini söyledi.

Fırat'ın doğusunda ve Münbiç'te üslenen teröristlerin hedefinin Türkiye olduğunun apaçık ortada olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Biz, bu bölgede bir terör yapılanmasına kesinlikle izin vermeyeceğimizi defalarca söyledik. Türkiye sınırlarının dibinde terör oluşumuna göz yummayacak, rıza göstermeyeceğiz. Ne pahasına olursa olsun bu terör koridorunu yıkacağız. Gönül ister ki bu mücadeleyi müttefiklerimizle beraber verelim." değerlendirmesinde bulundu.

"S400 almaktan vazgeçin.' diyorlar. Niye vazgeçelim?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte Türkiye'nin sınırlarının DEAŞ ve PKK/YPG teröristleri tarafından tehdit edilmeye başlandığında müttefiklerinden hava savunma sistemleri istediklerini hatırlatarak, şöyle konuştu:

"Bize yeni hava savunma sistemleri verilmesi bir yana mevcut sistemlerin çoğu da geri çekildi. Bunun üzerine biz bir yandan sınırlarımızdaki teröristleri etkisiz hale getirecek operasyonlar yürütürken diğer yandan da alternatif hava savunma sistemleri arayışına girdik. Rusya ile S400 hava savunma sistemi alma anlaşması, bu arayışın bir neticesidir. Şayet bize, ihtiyacımız olan sistemler müttefiklerimizce zamanında ve makul şartlarda verilmiş olsaydı, buna ihtiyaç kalmayacaktı. Şimdi kalkmışlar bize 'S400 almaktan vazgeçin.' diyorlar. Niye vazgeçelim? Siz hala bu sistemleri bize, teknoloji transferiyle, ortak üretimle, finans desteğiyle verme konusunda herhangi bir adım atmış değilsiniz."

Türkiye'nin farklı sistemleri kullanma hakkına sahip olduğuna işaret eden Erdoğan, NATO yetkililerinin bu durumun kendileri için herhangi bir sorun teşkil etmediğini açıkça söylediklerini hatırlattı.

"Mesele Türkiye ve Türk milletinin beka meselesidir"

NATO üyesi Yunanistan'ın senelerdir S300 hava savunma sistemlerine sahip olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin böyle bir gerekçeyle eleştirilmesini asla haklı göremeyiz. Üstelik biz hala müttefiklerimizin vereceği sistemlere ihtiyacımız olduğunu, bu konuda yürütülen çalışmaların bir an önce sonuçlandırılmasını beklediğimizi de söylüyoruz. Tabii bu konuda bazı şartlarımız, bazı beklentilerimiz var. Siz kalkacaksınız 22-23 bin tır teröristlere Irak kanalıyla silah getireceksin, araç-gereç getireceksin, ben senden paramla isteyeceğim, bana vermeyeceksin. Onlara ise parasız vereceksin. Bu nasıl ittifak, bu nasıl ortaklık, bu nasıl NATO'da beraber olmak. Bunlar eğer karşılanmazsa biz de adımlarımızı atarız ve attık."

Recep Tayyip Erdoğan, bu meselenin, üzerinde mutabık kalınan Suriye'de atılacak adımlarla ilişkilendirilmesini kabul edemeyeceklerini vurgulayarak, "Söz verildiği gibi Münbiç'in bir an önce terör örgütü mensuplarından temizlenmesini ve yönetiminin yerel halka bırakılmasını bekliyoruz. Aynı şekilde Fırat'ın doğusundaki terör örgütü yapılanmasına sunulan desteğin kesilmesini bekliyoruz. Türkiye olarak amacımız, bu bölgede güvenliği sağlamak ve alt yapıyı işler hale getirmek suretiyle geri dönüşleri bir an önce başlatmaktır. Bu mücadelemizde bizim yanımızda olan dostlarımıza gönlümüz de kapımız da sonuna kadar açıktır. Bu terör oluşumuna bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa ertesi gün ama yakında mutlaka ağır bir darbe vuracağız." dedi.

"Mesele Suriye meselesi değil, Türkiye ve Türk milletinin beka meselesidir. İstikbalimiz söz konusu olduğunda kimseyi gözümüz görmez." ifadesini kullanan Erdoğan, İstiklal Marşı'nın dizelerini okudu.

Erdoğan, "Biz de belki yarın, belki yarından da yakın ülkemize yönelik hayasız akınları durdurmak için harekete geçmekte kararlıyız. Kendi güvenlikleri için binlerce kilometre uzaklıktan operasyon yapmaya gelenler, kendilerini hak sahibi görüyor. Benim 911 kilometre sınırım var, her an tehdit altındayım, ben müdahale etmeyeceğim! Var mı böyle 25 kuruşa simit?" diye konuştu.

Türkiye'nin sınırları dibindeki güvenlik kaygılarının anlayışla karşılanmasının zorunlu olduğunun altını çizen Erdoğan, "Terör örgütlerine destek verenler, asıl kendi güvenliklerini tehlikeye atmış olurlar. Biz müttefiklerimizin güvenliğini istediğimiz gibi kendi güvenliğimiz için de gerekenleri yapmaktan asla geri durmayacağız. Tek isteğimiz, bizim bu haklı mücadelemize saygı duyulması, destek verilmesidir. Şu gerçeği kimse unutmasın, bu bölgede ancak Türkiye'yi karşısına değil yanına alanlar kazanır." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, 31 Mart yerel seçimlerinin ardından 2023 yılına kadar kesintisiz bir hizmet dönemine gireceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı olarak, kabinesiyle, bürokratlarıyla illerde ve ilçelerde Türkiye'yi 2023 hedeflerine ulaştırmak için gece gündüz çalışacaklarını belirten Erdoğan, Türkiye'yi bugünlere çok çalışarak getirdiklerini, bundan sonra da hedeflerine çok çalışarak ulaşacaklarını bildirdi.

Erdoğan, Türkiye'de hiç çalışmadan, emek vermeden, ter dökmeden ve gayret sarf etmeden neticeye ulaşacağını sananların sadece muhalefet partileri olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Biz mümkün olsa 24 saatin üzerine bir 24 saat daha koyup günü öyle kapatmak istiyoruz. Çünkü 24 saat yetmiyor. Muhalefet partileri için ise her seçim adeta bir mihnet. Tıpkı Burdur'daki belediye başkanları gibi seçimlerde atıp tutmak bile onlara zor geliyor. Onun yerine yalanla, iftirayla ve çarpıtmayla günü savuşturmaya çalışıyorlar. Biz milletimize hizmete talibiz, biz şehirlerimize hizmete talibiz, biz hükümetimizle, belediye başkan adaylarımızla, parti teşkilatlarımızla sizlere hakim olmaya değil, hizmetkar olmaya talibiz." şeklinde konuştu. 

Haberler.com

BURDUR VALİLİĞİ'NDEN DOLANDIRICILIK UYARISI

Burdur Valiliği telefon dolandırıcılığı uyarısında bulundu.

Yapılan yazılı açıklamada, Burdur il merkezi, Bucak, Gölhisar ve Karamanlı İlçelerine bağlı köylerde yaşayan bazı muhtarları ve vatandaşları arayan telefon dolandırıcılarının, kendilerini karakol komutanı olarak tanıtarak vatandaşlardan verdikleri hesap numaralarına para yatırmalarını istedikleri yönünde duyumlar alındığı bildirildi.

Açıklamada, "Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması için kendisini asker, polis, savcı gibi adla telefonla arayarak para, kontör isteyen kişi veya kişilere itibar etmemesi, kimlik bilgilerini, kredi kartı veya banka hesap bilgilerini vermemeleri gerekmektedir. Bu tür telefonlara muhatap olan vatandaşlarımızın en kısa süre içerisinde güvenlik güçlerimizle irtibata geçmesi, bu kişilerin yakalanması açısından son derece önem taşımaktadır" denildi.

KMM

BURDUR'DA MASAL YARIŞMASI DÜZENLENİYOR

Burdur Kültür ve Turizm Müdürlüğü masal yazma yarışması düzenliyor.

Burdur Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre, okul öncesine yönelik olarak çocukların hayal gücüne katkıda bulunmak, masallar ile okuma alışkanlıklarının artmasını sağlamak için masal yazma yarışmasının düzenlendiği belirtildi.

Açıklamada eserlerin, 30 Kasım Cuma gününe kadar Burdur Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne teslim edilmesi gerektiği belirtilirken, sonuçların 25 Aralık 2018 tarihinde açıklanacağı kaydedildi.

Okul öncesine yönelik yeni ve özgün yerel masal yazma yarışması sonucunda, birinciye 750, ikinciye 500, üçüncüye 250 lira ödül verilecek. Yarışmada mansiyon ödülü ise basılı materyal olacak.

Yarışmaya katılım şartları ise şöyle açıklandı:

-Çocuk edebiyatı alanında eser verebilen herkes bu şartnamede belirtilen şartlara uymak kaydıyla seçici kurul dışında amatör veya profesyonel tüm yazarlar bu yarışmaya katılabilir.

-Yarışmaya Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları katılabilir.

-Yarışmacılar, yarışmaya bir adet eserle katılabilir. Yarışmaya katılacak eserler taklit, kopya olmamalıdır.

-Yarışmaya katılacak eserler çocuk edebiyatı konusuna uygun olmalıdır.

-Yarışmaya gönderilecek olan eser daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış olmalıdır.

-Eserler, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (Değirmenler Mahallesi Mehmet Akif Ersoy Caddesi No:119/15100-Burdur) adresine gönderilecektir.

-Eser, yarışma adresine posta ile gönderilir veya elden teslim edilebilir. Posta ile gönderilen eserlerin kaybolmasından, zedelenmesinden veya gecikmesinden Burdur İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü sorumlu değildir.

-Eserle birlikte; eser ve konusu ile ilgili en az bir paragraflık açıklama metni gönderilecektir.

-Katılımcılar; kimlik bilgilerini, posta adreslerini, telefon ve faks bilgilerini, varsa e-posta adreslerini, tahsil durumunu ve mesleğini de belirten fotoğraflı(tercihen) öz geçmişini aynı zarfa koyarak, yarışma adresine göndermelidir, ayrıca katılımcılar yarışmaya katıldığı masalı word belgesi halinde CD'ye de kaydederek aynı zarfın içerisine koyacaktır.

-Masallar Times New Roman karakterinde 12 punto, 1,5 satır aralığında yazılacaktır.

Dereceye giren eserlerin, eser sahiplerine iade edilmeyerek, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın tasarrufunda olacağı vurgulanırken, yarışma şartnamesi ve başvuru formunun İl Müdürlüğünün www.burdurkulturturizm.gov.tr adresinde yayınlanacağı kaydedildi.

KMM

BURDUR VALİLİĞİ'NDEN DOLANDIRICILIK UYARISI

Burdur Valiliği, telefon dolandırılığına karşı dikkatli olunması yönünde uyarıda bulundu. 

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, Burdur Valiliği Özel Kalem Müdürlüğünden aradıklarını belirten telefon dolandırıcılarının, Vali Hasan Şıldak'ın adını kullanarak "İhtiyaç sahiplerine tekerlekli sandalye alınacaktır." şeklinde yardım talebinde bulundukları duyumunun alındığı belirtildi.

Valilik veya Vali Şıldak adına yardım talebinde bulunulması ve para istenilmesinin söz konusu olmadığı vurgulanan açıklamada, şu ifadeye yer verildi:

"İş adamlarımızın bu tarz konularla karşılaşmaları durumunda en kısa sürede Valiliğimiz ve güvenlik güçlerimizle irtibata geçmesi, bu kişilerin yakalanması açısından önem arz etmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

KMM

 

Burdur Valisi Hasan Şıldak görevine başladı

Burdur Valisi Hasan Şıldak, Bakanlar Kurulu Kararı ile atandığı Burdur Valiliği görevine başladı.

Valilik girişinde kent protokolü tarafından karşılanan Vali Şıldak, makam odasında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.  

Yeni görevinin Burdur'a ve kendisine hayırlara vesile olmasını temenni eden Şıldak, şöyle konuştu:

"Burdur pek çok değeri bünyesinde toplamış olan kadim bir kültüre sahip, köklü bir mirası günümüze kadar taşımış, kendine has özellikleriyle öne çıkan önemli bir ilimizdir. 265 bin nüfusu, İnsuyu Mağarası, gölleri, Sagalassos ve Kibyra antik kentleri gibi marka değerleri, eğitimde yakaladığı kalite, büyük hayvancılık potansiyeli ile kendine has özellikleri bünyesinde toplamış olan Burdur'da göreve başlamanın, burada hizmet edecek olmanın mutluluğunu ve heyecanını yaşıyorum. İlin gelişiminde, devam eden yatırımların sonuçlandırılması ve yenilerinin gerçekleştirilmesinde ilgili bütün kesimlerle işbirliği içinde hareket ederek aktif ve sonuç odaklı bir çalışma şekli ortaya koyacağız. İlimizin güçlü olduğu alanları öne çıkararak yerel ve bölgesel kalkınma perspektifiyle yeni ve uygulanabilir projeler hazırlayıp uygulama gayreti içerisinde olacağız."

KMM

BURDUR VALİLİĞİ'NDEN OKUL ÇEVRELERİ İÇİN GÜVENLİK ÖNLEMİ

Burdur Valiliği, il sınırları içinde eğitim veren okul çevrelerinde, okulla ilgisi olmayanların uzaklaştırılması yönünde karar aldı.

Burdur Valiliğinden yapılan yazılı açıklamaya göre, kararın okul çevrelerinde kamu düzenini sağlanmak, çocukları zararlı maddelerden ve alışkanlıklardan uzak tutmak, suçtan zarar görmesini engellemek için alındığı belirtildi.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

"Bu karar, Burdur il sınırları içinde eğitim veren tüm okullarının bahçesini ve okul çevresinin 100 metre uzağını kapsar. Bu kapsamda kişilerin, grupların veya seyyar satıcıların okul önü ile okul çevresinde eğitim ve öğretim faaliyetlerinin huzur ve sükun içerisinde yapılmasını engelleyici faaliyetleri yasaktır. Devam etmekte olan eğitim öğretim faaliyetlerini olumsuz etkileyecek kişi, grup veya seyyar satıcılara okul idarecileri, öğretmenler veya kolluk kuvvetlerince açık ve anlaşılır ikazlara rağmen kişi ya da kişilerin aynı tutum ve davranışlarına devam etmeleri halinde idari yaptırım kararı uygulanır. Bu karara uymayanlar hakkında eylemleri ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde Kabahatler Kanunu uyarınca idari para cezası uygulanır."

 

Açıklamada ayrıca, 18 yaşından küçüklerin ilgi gösterdiği internet salonlarında kullanıma sunulan terör, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde alışkanlığı, intihara yönlendirme, cinsel istismar, müstehcenlik, fuhuş, şiddet, kumar ve benzeri kötü alışkanlıkları teşvik eden, psikolojik ve fizyolojik gelişimlerini olumsuz etkileyen oyunların oynatılmasının yasaklandığı, yanlarında veli veya vasileri olmadan ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerinin internet ve elektronik oyun salonlarına, okulda bulunmaları gereken saatlerde girmelerinin yasaklandığı da aktarıldı.

KMM

112'YE YAPILAN İHBARLARIN % 62'Sİ ASILSIZ

Burdur Valisi Şerif Yılmaz, 2017 yılında Burdur Acil Çağrı Merkezi'ne gelen ihbarların yüzde 62'sinin asılsız olduğunu söyledi. 

Avrupa 112 Günü dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı'nda açılan standı ziyaret eden Vali Şerif Yılmaz, burada gazetecilere demeç verdi.

2017 yılındaki veriler hakkında bilgiler veren Vali Yılmaz, Burdur'da 112'ye yapılan ihbarların yüzde 62'sinin asılsız çıktığını belirterek, 2014 yılında 284 bin 473 çağrıdan 215 bin 129'unun, 2015 yılında 326 bin 935 çağrıdan 243 bin 656'sının, 2016 yılında 315 bin 440 çağrıdan 209 bin 86'sının, 2017 yılında ise 337 bin 73 çağrıdan 211 bin 417'sinin asılsız çıktığını vurguladı.

Burdur 112 Acil Çağrı Merkezi'ne 2014'te yüzde 76, 2015'te yüzde 75, 2016'da yüzde 66, 2017'de ise yüzde 62 oranında asılsız çağrı geldiğine dikkati çeken Vali Yılmaz, "Çağrı alıcıları ihtiyaç olanlar çevirsinler. Burası adres sorma, danışma birimi değil. Lüzumsuz yere meşgul edilmemesi gerekiyor. Acil olaylara müdahale edilmesi gereken zaman belki bu şekilde engelleniyor." dedi.

Emniyet, jandarma, sağlık, AFAD, itfaiye ve orman için ihbarların 112 aracılığıyla alındığını hatırlatan Vali Yılmaz, şunları kaydetti:

"112'nin tek numaraya geçtiğinden haberi olmayan vatandaşımız olabilir. Bunları bilgilendirmek amacıyla stant kurarak farkındalık oluşturuyoruz. Bazı vatandaşımız 112'yi sadece acil sağlık hizmetlerinde aranan numara olarak düşünüyor. Buradan tüm vatandaşımıza yeniden hatırlatmak istiyorum. Emniyet, jandarma, sağlık, AFAD, orman ve itfaiye için 112'yi arayarak ulaşabilirler. Çağrı alıcı arkadaşlarımız ilk muhatap olacak kişidir, daha sonra ilgili olayın özelliği ve hangi kurumun müdahale etmesi gerektiği değerlendirilerek yönlendiriliyor. Adres bilgileri alınırken daha sağlıklı bilgi alınıp yanlış yönlendirmeyi engellemek amaçlanıyor." 

Stantta gün boyu vatandaşa 112'yi tanıtıcı broşürler dağıtıldı.

KMM

BURDUR'DA AÇIK ALANLARDA ALKOL İÇİLMESİ YASAKLANDI

Burdur'da açıkta ve çevreyi rahatsız edecek şekilde alkol içilmesinin yasaklandığı bildirildi.

Burdur Valiliğinden yapılan açıklamada, il sınırları içerisinde huzurun, güvenliğin, kamu esenliğinin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla ilgili kararın alındığı ifade edildi.

Açıklamada, "Park, bahçe ve üzerinde tesis bulunmayan açık alanlarda, meskun mahallerde, kara yollarında, umuma mahsus yerlerde veya umumun istifadesine sunulan piknik, ören yeri gibi alanlarda, gar, otogar, meydan, cadde, sokak, tarihi ve kültürel mekanlarda, ibadethaneler, terk edilip kullanılmayan yapılar, inşaatlar, banka ATM'leri, köprü altları, mezarlıklar, gezinti yerleri ile nerede park halinde olduğuna bakılmaksızın her türlü aracın içerisinde çevreyi rahatsız edecek şekilde ve açıkta alkol içilmesi yasaktır." ifadelerine yer verildi.

Alınan karara riayet etmeyenler hakkında yasal işlem yapılacağı kaydedildi.

KMM

Bu RSS beslemesine abone ol

Karamanlı

Saniye sonra Kapanacaktır